Snowpiercer
Post-apokaliptik film deyince aklınıza ne geliyor? Kafamda izlediklerimden bir liste oluşuyor: Blade Runner, Gattaca, Matrix, AI, Terminator hatta Wall-E. Gerçekleşmesi çok da imkansız olmayan iklimsel, nükleer savaş veya salgın hastalıklar gibi sebeplerden dolayı yok olma eşiğine gelmiş insanlığın hayatta kalma mücadelesini anlatan filmler. Sizlerin de böyle bir listesi varsa ve aralarına değişik bir arkadaş katmak istiyorsanız doğru adrestesiniz.
Snowpiercer Fransız bir çizgi romandan uyarlama ve Joon-ho Bong tarafından yönetiliyor. Chris Evans, Kang-ho Song, Jamie Bell, Tilda Swinton, Octavia Spencer, rahmetli John Hurt ve Ed Harris gibi renk renk çeşit çeşit ve birbirinden başarılı bir kasta sahip. Sanırım filmle ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri de bu. Her ismin kendine has oyunculuğunu net bir şekilde ayırt edebiliyor ve bir araya geldiklerinde oluşan değişik uyumu hissedebiliyoruz.
Küresel ısınmaya derman olabilecek bir kimyasalın küresel soğumaya sebep olmasıyla yaşanılamaz bir hal alan dünyada sürekli çalışan bir trende kendi dünyalarını kuran bir grup insanı izliyoruz. Snowpiercer derdini bilim-kurgu aracılığıyla bizlere anlatan bir film. Peki derdi ne? Sınıf eşitsizliği, insanlığın geldiği yozlaşmışlık seviyesi ve doğal olarak kapitalizm. Sert bir kast sistemi uygulanan bu trende lanet olsun ki günümüzdeki çoğu sistemin işleyişini aslında birkaç vagonda toparlanmış halde görüyoruz. Koca bir dünyayı bir trene sığdıran ve dar alandaki çekim teknikleriyle benden bir aferin alan yönetmen bizlere bir başyapıt bırakıyor. Her ne kadar birtakım mantık hataları içerse de bu hatalar benim gözüme batmadı. Snowpiercer bizlere bilimselden ziyade sosyolojik bir şeyler anlatmaya çalışıyor ha bir de karar alma mekanizmamızın aslında ne kadar da kolay manipüle edilebileceğini bizzat benim suratıma pata küte vuruyor.
Benden oldukça yüksek bir puan alan bu filmi izlemenizi şiddetle öneririm. İyi seyirler.

Yorumlar
Yorum Gönder