Star Wars
Herkese selam, bugün film köşemde bir efsaneden bahsedeceğim. Aman Tanrım Star Wars yazısı yazmaya çalışıyorum çok heyecanlıyım.
Öncelikle ben kim köpek bu yazıyı yazıyorum hiç bir fikrim yok ancak hayatımdaki insanların %78'inden daha fazla sevdiğim bir şey hakkında yazmasam kendimi çok eksik hissederdim. Şimdiden Star Wars evreni hakkında benden daha bilgili insanların affına sığınıyorum. Hazırsanız başlayalım. Ben değilim.
George Lucas amcamız 1977 yılında 'Uzun zaman önce uzak, çok uzak bir galakside' geçen fantastik/bilim kurgu hikayesini bizlerle paylaşmaya başladı. Burada oturup Star Wars'un konusunu yazacak değilim. Herkes biliyordur zaten. Değil mi?
Orijinal seri olarak adlandırdığımız, yapım sırasına göre ilk 3, kronolojik sıraya göre 4,5, ve 6. filmler bizlere Luke Skywalker'ın 'jedi' olma yolundaki maceralarını anlatır. George Lucas, 3 filmi böyle sığ bir şekilde özetlediğim için özür dilerim. 77 yılında yayınlanan ilk film 11 milyon dolar bütçe ile çekilmiş ve dünya genelinde tam tamına 798 milyon dolar hasılat yapmış. Peki Star Wars bu başarısını neye borçlu? 50lerin sonu 60ların başı bilim kurgu yükselişinin başladığı yıllardı. Bence bunda yine o sıralar artan insanoğlunun uzayı keşfetme merakının, Apollo misyonları 60larda başlamıştı, etkisi oldukça büyük. 2001: A Space Odyssey, Solaris, Close Encounters of The Third Kind ve daha nicesinin patladığı dönemlerden bahsediyorum. George Lucas yapılması gerekeni yapmış ve bilim kurgunun altın çağına yakışır bir şekilde Star Wars evrenini beyaz perde ile buluşturmuştu. Ve belki de Star Wars'u diğer filmlerden ayıran bir özelliği sadece saf bir bilim kurgu değil, macera, birazcık aşk ve bir anlamda ütopya sayılabilecek bir ortamı da bizlere yansıtıyor olması olabilir. E hepsi bir araya gelince bu başarının elde edilmemesi imkansızdı.
Orijinal serinin diğer iki filmi üçer yıl aralıklarla yayınlandı. Mark Hamill, Carrie Fisher, ve Harrison Ford orijinal serinin başrolleri olarak karşımıza çıktı. Bu serinin en sevdiğim iki sahnesini de bırakayım (evet aşırı düz bir insanım) ve prequel seriye geçelim.
(Han Solo coolluğu <3)
Evet geldik çoğu Star Wars bağımlısının nefret etiği ama benim anlamsızca çok sevdiğim prequel üçlemesine. Oyuncu kadrosu o kadar ilgincime gidiyor ki. Liam Neeson, Samuel L. Jackson, Ewan McGregor buraya kadar çok mantıklı. Sonra Hayden Christensen'ı Anakin olsun diye koymuşlar ama herhalde çok genç olduğundan mıdır leş gibi bir oyunculuk. O adamların yanına yakıştın mı sen hiç? Allahtan yakışıklı çocuk da ekranda sırıtmıyor. Bir yerlerden Natalie Portman fırlıyor. Ben bir türlü bu kızcağızı Star Wars'a yakıştıramıyorum (hayır ya kıskançlıkla bir alakası yok). Her neyse 99 yılında başlayan bu serinin filmleri de orijinal seri gibi üçer yıl arayla yayınlandı. Revenge of The Sith'i en az 4 kere izledim ve Anakin vs. Kenobi'nin aşağıya bıraktığım sahnesindeki son cümlede hep ağladım.

Evet sıra geldi yeni üçlemeye. Bana kalsa yeni üçlemeye hiç gerek yoktu, onun yerine iki üçleme arasındaki zamanı ya da Yoda, Kenobi gibi karakterlerin geçmişini anlatan bağımsız filmler iş görürdü ama maalesef bana sormadılar. Belki Disney işin içine girmese bambaşka eserler görebilirdik ve daha çok tatmin olurduk ama bence yapımcılar eski kitle her türlü gelir biz yeni jenerasyonun ilgisini çekelim gibi bir strateji izliyor. Baya mantıklı aslında, 50 yıl boyunca çekseler hiçbirini kaçırmam ama insan bu kadar sevdiği bir şeye kötü laf edemiyor, kalbim kırılıyor. Ponçik kalplerimizi düşünmeyen Disney utansın. Neyse, yeni serinin kadrosu oyunculuk açısından bence hoş ancak günümüzdeki 'Irkçı değiliz abi bak castta her yerden insan var.' imajı yaratma ihtiyacı Star Wars'u da vurdu. Kusura bakmayın da son filmdeki Rose karakterinin varlık sebebi ne? Finn Rey'in peşini bıraksın da Rey'i Ben'e ya da Poe'ya yamarız kafası mı? Yemezler. Ayrıca kimse sizden aşk hikayesi beklemiyor ki. Biz bu yola romantikli film izleyeceğiz diye çıkmadık. Bunların hepsi yeni neslin suçu. Yeni serinin tek sorunu bu da değil tabi. Bir anda jedi ustası olan Rey, tüm askeri operasyonu mahveden ve sadece rütbesi bir derece düşürülen ayarsız pilot Poe, içinde 14 yaşında bir ergeni barındıran Kylo Ren... Dediğim gibi oyunculuklar bence okey ama karakterlerin 'karakterleri' yamuk. Tabi ki de aşırı mantıklı ve gerçekçi şeyler beklemiyoruz, nihayetinde izlediğimiz bir fantastik/bilim kurgu filmi ama 13-18 yaş kitlesi için çekildiğini bu kadar belli etmeseniz mi? Amma gömdüm yeni seriyi. Sevdiğim kısımlar yok muydu tabi ki vardı. The Force Awakens'ın ilk sahnelerinde Finn'in yaşadığı kafa karışıklığı mesela. Hep bunların içinde insan var nasıl bu kadar robotlaştılar diye merak etmişimdir. Benim kafamda bu konuyu biraz aydınlattı. The Last Jedi'yda Rey ve Kylo'nun birlikte dövüştüğü sahne de inanılmazdı zaten. Tabi burada Kylo Sith eğitimi alıyordu dövüş yeteneği açıklanabilir ama Rey sen ne yapıyorsun kızım sorusunu çok uzaklara fırlatıyoruz. Han Solo'nun ölümü de çok güzeldi bence, Star Wars evrenindeki 'baba sorunu' çok şükür devam ediyor. Tabi bir de görsel efektler var. Gelişen teknoloji Star Wars'u adeta görsel şölene dönüştürdü (bkz. son filmdeki buz tilkiler). Son film deyince aklıma Rey-Kylo ikilisinin naklen yayınları geliyor. Affedersiniz ama çok saçma değil miydi? Bayık bayık bakışmalar, üstsüz Kylo falan. Sevgili yapımcı, senarist, yönetmen sizlere sesleniyorum. YAPMAYIN.
Kıssadan hisse isterseniz 84 tane daha film çekin vallahi hepsini izleyeceğim ama Star Wars ruhunu çoluk çocuğa göre yonttuğunuz için sizi asla affetmeyeceğim.
Orijinal, prequel ve yeni seriyi hallettik. Şimdi de geldik çizgi filmlere; The Clone Wars ve Rebels. The Clone Wars kronolojik sıraya göre 2 ve 3. film arasındaki zamanı anlatıyor. Şahsen Anakin ve Obi-Wan karakterlerini çok sevdiğim için çok kısa bir sürede bitirmiştim kendisini. Baya başarılı bir dizi, izlemenizi şiddetle öneririm. Rebels ise yine kronolojik sıraya göre 3 ve 4. filmler arasını yani imparatorluğun yükselişini anlatan bir dizi. Bence The Clone Wars buna bin basar. Bir de saçma sapan sezon aralarında tatiller, sezonların bir an önce gelmemesi sebebiyle kafamda aşırı kopuk bu dizi. Zaten bitmek üzereymiş, bittikten sonra baştan izlemeyi düşünüyorum. Rebels'in bir kötü özelliği de çok çizgi film gibi olması. The Clone Wars'ta çizgi film tadını almıyordum, bundan dolayı Rebels'i biraz daha başarısız buluyorum.
Yeni seri yapmayın bağımsız filmler çekin deme sebeplerime geliyoruz. Rogue One, yeni seriyi ezip geçen bir film bence. Oturmuş karakterler en büyük sebebi. Jyn Erso'nun kim olduğunu ve film boyunca aynı karaktere sahip olmasını gözlemleyebiliyorduk (Kylo ergeninin aksine). Bir de aşağıda gördüğünüz Death Star'ın planlarını almak için gittikleri yer ne kadar güzeldi ya, tam tatil yapmalık.
Bir de mayıs ayında buluşacağımız Solo: A Star Wars Story var. Fragmanı bile aşırı umut vadediyor. İşte benim demek istediğim de bu. Orijinal seride pırt diye fırlayan ve neredeyse tüm Star Wars filmlerinde bizleri yalnız bırakmayan bu adam kim? İşte cevabını yaklaşık 3 ay sonra öğreneceğiz. Han Solo gibi bir sürü karakter var. Obi-Wan, Yoda, Palpatine... Hepsine çekin birer film oh mis gibi.
Her seri, her bağımsız film, her çizgi film kendi içinde işleri rayına koymuş, hepsini bizlere bu koskoca Star Wars evreninin farklı köşelerini gösterdiği için seviyoruz. 77 yılında yani tam 41 yıl önce böyle bir evren tasarlamak ve bunu bir şekilde günümüze kadar getirirken her yaştan kitleyi sadece sinema salonlarında ya da televizyonlarda değil gerek bilgisayar oyunlarıyla gerek kıyafet, oyuncak gibi zımbırtılarla etkilemek hiç kolay bir iş değil.
Son sözüm 21. yüzyılda yaşadığını iddia eden ama hala Star Wars izlemeyen kitleye. Manyak mısınız siz?
May the force be with you dostlar.


Yorumlar
Yorum Gönder